HOCALI KATLİAMI

Temmuz 2, 2007

Üniversitelerimizle işbirliği ile sözde soykırım meselesini açıklığa kavuşturmaya, arşivlerini açıp dünya kamuoyunun gerçekleri görmesine yanaşmayan Ermeniler nedendir bilinmez hiç Hocalı’dan bahsetmiyor.

Devlet gelenekleri ve birikiminden yoksun, şahsiyetsizliklerini devletleştirmiş maşa bir kavmin ERMENİLERE BİLE yakışmayacak vahşilikleri…

1991 yılında Azerbaycan Parlamentosu’nun halktan gelen baskılar karşısında Dağlık Karabağ’ın özerk bölge statüsünü ilga etmesine karşılık Dağlık Karabağ Parlamentosu bir referandum düzenleyerek cevap vermiştir. Çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu bölgede referandum sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu bağımsızlığını ilan etmiştir. 1992’de Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiştir.

Hocalı’da gerçekleştirilen katliama giden süreçte, Ermenileri Rusların desteklediği yönünde ciddi bulgular bulunmaktadır. Ermeni gönüllülerden oluşan silahlı gruplar Karabağ’a yerleştirilmiştir. Ardından Gorbaçov, 25 Temmuz 1990’da yayımladığı bir kanun ile SSR (Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) kanunları dahilinde olmayan silahlı grupların kurulmasını yasaklamış ve kanunsuz olarak saklanan silahlara el konulmasını sağlamıştır. Bu kanunla birlikte Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde av silahları da dahil olmak üzere silahlar toplanmış, Dağlık Karabağ’da ise bu görev Rus askerleri tarafından yerine getirilmiştir. 1990 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Ermeniler saldırılarını doğrudan Azerilere yöneltmeye başlamışlar, otobüs baskınları, yol kesme gibi terör eylemlerine kalkışmışlardır. 1990 yılı başlarında yaklaşık 186 bin Azeri, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanmıştır. Ekim 1991’de ilk Azeri köyü Ermenilerce ele geçirilmiştir. Hocalı Katliamı, Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat 1992’de Hocalı’ya ulaşan Ermeni kuvvetlerince gerçekleştirilmiştir. Rusya olaylarla ilgisinin olmadığını iddia etse de, Rus ordusuna ait 366. alayın 1991’in sonbaharından beri Ermenilerin safında savaştığı, alaydan kaçan dört askerce doğrulanmıştır.

10 bin nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında yaklaşık 3.000 Azeri bulunmaktaydı. Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte, katledilen toplam Azeri sayısının 1.300 kişi olduğu söylenmektedir. Saldırılar sırasında Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülmüştür. Kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere siviller katledilmiştir. Katliamın ilk gecesinde sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüş, 700’den fazla çocuk anne ya da babasını kaybetmiştir. Yaralılar ise 1.000’in üzerindedir. Katliama tanık olan bir gazeteci, yaşananları şu şekilde aktarmaktadır:

“Dağlık Karabağ’ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, olayı dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Agdam’a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.”

Gelişmelere seyirci kalan BM ve Batılı devletler, Ermenilerin yaptıkları katliamlara ve işgal hareketlerine ciddi bir tepki göstermemişlerdir. Ermenilerin Mayıs 1992’de Nahçıvan’a saldırmalarından sonra Türkiye 1921 Kars Anlaşması çerçevesinde bölgeyi korumak için askerî müdahalede bulunabileceğini açıklamıştır. Uluslararası toplum, ancak Ermenilerin nüfusu 60 binden fazla olan Kelbecer’e saldırmasıyla harekete geçti. BMGK, 822 sayılı kararı ile Ermeni kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan çekilmesini istedi, ancak bu sonuç vermedi. Kararın ardından AGİT bünyesinde arabuluculuk çalışmaları başlatıldı.

1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilan edilmiştir. Savaş sonrası çözüme kavuşturulamayan bir diğer sorun da, ülke içerisinde yerinden edilen ya da sığınmacı durumuna düşen bir milyon civarı Azeri’dir. Bunların büyük bir çoğunluğu Azerbaycan sınırları dahilinde yaşamaktadırlar. Azerbaycan nüfusunun %10’undan fazlası ülke içinde yerinden edilmiş sığınmacılardan oluşmaktadır ki bu, kişi başına dünyada yerinden edilmiş en büyük nüfus hareketlerinden biri anlamına gelmektedir. Bu insanlar hâlâ Ermenilerce işgal edilen topraklarda bulunan evlerine geri dönmeyi beklemektedirler. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan veya başka ülkelerden Azerbaycan’a gelen Azerbaycan vatandaşları, Azerbaycan hükümeti tarafından “göçkün” olarak adlandırılmaktadır. Sorunlarına hâlâ kalıcı çözümler bulunamayan göçkünler; mesken, iş, yiyecek, sağlık, eğitim ve can güvenliği gibi birçok sorunla karşı karşıyadırlar. Bu kişiler Bakü ve çevresinde, zor koşullar altında çadırlarda, barakalarda, okul ve yurtlarda, pansiyonlarda, dükkanlarda, yük vagonlarında, hatta yol kenarlarında yaşam mücadelesi vermektedirler.

Xocalı Soyqırımı

Azerbaycan xalıqının XX esrde üzleşdiyi dehşetli facielerden biri de Xocalı soyqrımıdır. Xocalı faciesi Xatın , Lidisa , Oradur soyqırımı kimi insanlıq tarixine düşmüş qanlı olaydır.

1992-ci il fevralın 25-den 26-a keçen gece Ermenistan silahlı qüvveleri, Azerbaycanın Dağlıq Qarabağ erazisindeki ermeni silahlı desteleri, keçmiş SSRİ-nin Xankendinde yerleşen 366-cı motoatıcı alayının şexsi heyetinin ve texnikasının bilavasite iştirakı ile Xankendi ile Esgeran arasında yerleşen Xocalı şeherini zebt ederek, Azerbaycan xalqına qarşı soyqırım siyasetini heyata keçirmişdir.

Xocalının işğalı zamanı bir gecede dinc ehaliden 613 nefer, o cümleden 63 uşaq, 106 qadın, 70 qoca xüsusi amansızlıqla, işgencelerle öldürülmüş, insanların başları kesilmiş, gözleri çıxarılmış, hamile qadınların qarınları süngü ile deşik-deşik edilmişdir.

Hücumda hemçinin mayor Oqanyan Seyran Muşeqoviçin (Seyran Oqanyan hazırda Dağlıq Qarabağda ermenilerin qeyri-qanuni rejiminin «müdafie naziri»dir) komandanlığı altında 366-cı alayın 2-ci batalyonu, Yevgeni Nabokixinin komandası altında 3-cü batalyonun, 1 saylı batalyonun qerargah reisi Çitçyan Valeriy İsayeviç ve alayda xidmet eden 50-den artıq ermeni zabit ve praporşik iştirak etmişdir. («Xocalının işğalına dair istintaq materiallarından»)

Şeher ehalisinin bir hissesi zorakılıqdan qaçıb qurtarmaq isteyerken evvelceden düzeldilmiş pusqularda qetle yetirilmişdir. Rusiyanın «Memorial» hüquq-müdafie merkezinin melumatına esasen, dörd gün erzinde Ağdama Xocalıda qetle yetirilmiş 200 azerbaycanlının meyidi getirilmiş, onlarla meyidin tehqire meruz qalması faktı aşkar edilmişdir. Ağdamda 181 meyid (130 kişi ve 51 qadın, o cümleden 13 uşaq) mehkeme-tibbi ekspertizasından keçirilmişdir. Ekspertiza zamanı müeyyen edilmişdir ki, 151 neferin ölümüne gülle yaraları, 20 neferin ölümüne qelpe yaraları sebeb olmuş, 10 nefer küt aletle vurularaq öldürülmüşdür. Hüquq-müdafie merkezi diri adamın baş derisinin soyulması faktını da qeyde almışdır.

Xocalı soyqırımı şahidlerinin ifadelerinden:

Ermeniler terefinden qetle yetirilmiş azerbaycanlı uşaqların sinesi yarılıb ürekleri parçalanmış, ekser meyidler ise tike-tike doğranmışdır.

Heyderov Camal Ebdülhüseyn oğlu – «Qaraqaya deyilen yerin yaxınlığındakı fermanın 2 kilometrliyinde eybecer hala salınmış xeyli azerbaycanlı meyidi var idi. Qetle yetirilmiş uşaqların sinesini yarıb üreklerini parçalamış, ekser meyidleri ise tike-tike doğramışdılar».

Heyderov Şahin Zülfuqar oğlu – Naxçıvanik kendi (Xocalı) yaxınlığında 80-e yaxın meyid görüb. Meyidler qorxulu veziyyete salınmış, başları kesilmişdir. Milis mayoru Elif Hacıyev, yaxın qohumları Selimov Fexreddin, Selimov Mikayıl da qetle yetirilenler arasında olmuşdur.

Hümbetov Celil Hümbeteli oğlu – Ermeniler onun gözü qarşısında heyat yoldaşı Füruze, oğlu Muğan, qızı Simuzer ve gelini Südabeni güllelemişler.

Paşayeva Kübra Adil qızı – Ketik meşesine girende ermenilerin mühasiresine düşmüşdür. Gizlendiyi kolluqdan heyat yoldaşı Paşayev Şura Tapdıq oğlu, oğlu Paşayev Elşad

Şura oğlunun güllelenmesinin şahidi olmuşdur.

Emirova Xezengül Tevekkül qızı – Xocalı işğal olunan zaman ermeni silahlıları onun ailesini bütünlükle girov götürmüşdür. Ermeniler Xezengülün anası Rayanı, 7 yaşlı bacısı Yeganeni ve xalası Göyceni gülleleyib, atası Emirov Tevekkülü ise benzin tökerek yandırmışlar.

Eliyeva Zoya Eli qızı – 150 nefere qeder adamla 3 gün meşede qalıb. Meşede Zoyanın yanında Ehmedova Dünya ve onun bacısı Gülxar donaraq ölmüşdür.

Mustafayeva Kübra Eliş qızı – «Ermeniler bizi girov götüren kimi yanımdakı altı neferi yerindece güllelemişler».

Kerimova Seide Qurban qızı – «12 neferle birlikde girov götürüldük. Ermeniler qızım Nezaketi, Tapdığı, Seadeti, İradeni işgence ile öldürmüşler».

Necefov Eli Ağami oğlu – «Ermeniler qaçan adamları mühasireye alaraq 30-40 neferi yerindece güllelemişler».

Devletiz.Biz

Entry Filed under: Sözde Ermeni Soy Kırımı. .

1 Comment Add your own

  • 1. Demir  |  Temmuz 2, 2007 at 3:14 pm

    Harika bir yazı =))

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Son Yorumlar

ibo on Korvet Sınıfı Gemiler
predator on Colt M4 A1 ler
Demir on Ermeni Soykırımı Dedikler…
Demir on HOCALI KATLİAMI
Demir on Türkiye caydırıcı olmalı

Popüler Yazılar

Kategoriler